green means go

Yeşil Harekete Geç Demektir: Sürdürülebilir Binaların Olduğu Tesisler Sektörü Nasıl İleriye Taşıyor

Analistler, yeşil bina piyasasının 2023 yılına kadar her yıl %10.26'lık bir büyüme kaydedeceğini öngörüyor. Artan çevre bilinci ve çevre konusunda alınan önlemler, inşaat sektörünün sürdürülebilirliği konusunu bugünün gündeminde üst sıralara taşıyor.

Yazar: ABD Yeşil Bina Konseyi Başkanı Mahesh Ramanujam ve Green Business Certification Inc. iş birliğinde Shell Ticari Yakıtlar tarafından hazırlanmıştır. Tarih: Şub 05, 2021

"Tipik bir 134 beygir buldozerin beş binek otomobil ile aynı miktarda partikül yayabildiğini biliyor muydunuz?"

Mahesh Ramanujam

Global inşaat sektörü, her yıl üç milyar ton malzeme kullanır1. Dünya çapında ise bu sektör, tüm CO2 emisyonlarının %23'ünden sorumludur2. Haliyle, yeşil bina projelerine olan kamu ve yatırımcı taleplerinin artış göstermesine de şaşmamak gerekir.

Analistler, yeşil bina piyasasının 2018 ile 2023 yılları arasında her yıl %10.26'lık bir büyüme kaydedeceğini öngörüyor3. Artan çevre bilinci ve çevre konusunda alınan önlemler, inşaat sektörünün sürdürülebilirliği konusunu bugünün gündeminde üst sıralara taşıyor.

Ancak, sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel açıdan doğru olanı yapmak demek değildir. Aynı zamanda ticari açıdan da kârlı ve dolayısıyla sürdürülebilir olanı tercih etmektir. Morgan Stanley tarafından hazırlanan rapor, sertifikalı sürdürülebilir materyaller ve proje yönetim teknikleri kullanılarak oluşturulan projelerin ortalamadan %20 daha hızlı bir şekilde kiralandığını ve fazladan %3'lük kira primi getirdiğini göstermektedir4. 2019 yılında, yıllık olarak yürütülen bir güven ve güvenilirlik anketi olan Edelman Güven Barometresi, katılımcıların %73'ünün şirketlerin kâr marjlarını artırırken aynı zamanda toplumu ve içinde faaliyet gösterdikleri toplulukları iyileştirmeye yardımcı olabileceklerini savunmuştur5.

Bununla birlikte, birçok inşaat şirketi, kullandıkları malzemelerin ve inşaat projesi tasarımlarının en yüksek "yeşil" standartları karşılamasını sağlamak için büyük özen gösterirken şantiyenin (veya inşaat sürecinin kendisinin) uçtan uca sürdürülebilirliği genellikle göz ardı edilmektedir.

Bu yüzden akıllara şu soru gelir: Emlak ve altyapı geliştiricileri inşaat şantiyelerini daha yeşil hale getirmek için ne yapabilir?

green mean go city

Bir projeyi yeşil yapan nedir?

"Tipik bir 134 beygir buldozerin beş binek otomobil ile aynı miktarda partikül yayabildiğini biliyor muydunuz?" ABD Yeşil Bina Konseyi Başkanı ve CEO'su Mahesh Ramanujam, şantiye sürdürülebilirliğine özen göstermemenin yol açabileceği tehlikeleri hareketli bir şekilde açıklıyor. "Bir yanda yeşil inşaatın değerini tam olarak bilmeyen şirketler, diğer yanda ise bu şirketlerin şantiyede boğulan çalışanları..."

Ramanujam, profesyonel yaşamını, inşaat alanındaki uzmanlara, diğer konuların yanı sıra, sürdürülebilir tasarım ve bina standartlarını farklı inşaat sahaları ve projelerde tutarlı bir şekilde nasıl uygulayacaklarını öğreten sürdürülebilir bir inşaat sertifika programı olan Enerji ve Çevre Tasarımında Liderlik (LEED) alanının geliştirilmesine adamıştır.

Düşüncelerini, "Geliştiricilerin sürdürülebilir olma yolunda ilk adımı atmalarına yardımcı oluyoruz. Benim hayattaki mottom şudur: Ölçülebilir olan gerçekleştirilir. Gerçekleştirilen iyileştirilir. İyileştirilen kopyalanır. Kopyalanan da pazarı dönüştürür. İşte bu yüzden standartlar çok önemlidir." şeklinde açıklıyor.

Sürdürülebirliklerini geliştirmek isteyen proje yöneticilerine ne tür tavsiyeler verebileceği sorulduğunda ise Ramanujam, özellikle üç noktaya odaklanıyor. Bunlardan ilki, envanterinizi tanımak. Kullandığınız her materyal veya makinenin özelliklerini bilin ve bunların tam potansiyelde çalıştıklarından emin olmak için düzenli olarak ölçüm yapın. Daha sonra, içinde sürdürülebilirliğin olduğu bir inşaat planı oluşturun ve bunu gözlemleyin. Böylece, bu plana ne kadar sıkı sıkıya bağlı kaldığınızı görebilirsiniz. Üçüncü olarak da örneğin, en yüksek sürdürülebilirlik standartlarını karşılayan yakıtları ve diğer sarf malzemelerini tercih ederek sahanın sürdürülebilirliğini artırmaya çalışın.

Bu adımları atarak inşaat projesine yönelik, başlangıç konsepti ve tasarımından tamamlanma aşamasına kadar tüm adımları içine alan bütünsel bir bakış açısı geliştirmek ve odağınızı korumak için gerekli çerçeveyi yaratmış olursunuz.

Sürdürülebilirlik, yalnızca çevresel açıdan doğru olanı yapmak demek değildir. Aynı zamanda ticari açıdan da kârlı ve dolayısıyla sürdürülebilir olanı tercih etmektir.

Sahada kullanılan yakıt ile ilgili hususlar

Kilit önem taşıyan ve çoğu zaman göz ardı edilen bir faktör de, uygun şekilde bakımı yapılan ekipmanın ve yakıt verimliliğinin önemidir. Shell'in araştırmasına göre, inşaat şirketlerinin %40'ı bir projenin toplam işletme maliyetini (TCO) belirlerken yakıtın rolünü daha önce hiç dikkate almadıklarını belirtmektedir6. Diğer bir %44'lük kısmı da uygun olmayan yakıt seçimi nedeniyle planlı olmayan duruş sürelerinin yaşandığını kabul etmektedir6.

Motoru karbon tortularından arındırmak için tasarlanmış katkı maddelerinin kullanıldığı7 aktif tortu kontrolü teknolojisine geçmek, ekipman verimliliğini artırarak işletim maliyetlerinin azaltılmasını sağlayarak elde edilen bütçe kazanımlarının ekipman yenilemeler de dahil olmak üzere filo verimliliği için kullanılmasına olanak sağlayabilir.

Farklılaştırılmış yakıtlar kullanmanın yararı bununla sınırlı değildir. Yakıt enjektörlerinde ve diğer önemli yakıt sistemi bileşenlerinde tortu oluşumunu önlemek, motorun en yüksek verimlilikte çalışmasını sağlar. Bu, her bir ekipman biriminden elde edilen çıktıyı en üst düzeye çıkararak gerekli toplam yakıt miktarını düşürür, CO2'yi ve Euro III'e kadar olan motorlarda siyah dumanı azaltmaya yardımcı olur.

Shell tarafından uygulanan ankete katılan inşaat yöneticilerinin %57'si, yakıt tüketimini azaltmanın yollarını aradıklarını ve sektörün de emisyonları azaltma baskısı altında olduğunu belirtmiştir.6 Doğru yakıt seçimi, her ikisinin de başarılmasına yardımcı olabilir.

Yeşil binaların yükselişi

Mahesh Ramanujam'a yeşil binaların en iyi şekilde nerede geliştirilebileceğini sorduk. Kendisinin cevabı da, "Batı ile dünyanın geri kalanı arasında bu konuda bir fark görmüyorum. Buradaki asıl fark liderler ve diğer insanlar arasında. Liderleri genellikle gelişmekte olan dünyada, özellikle Asya'da bulabilirsiniz" oldu.

Henüz 2016 yılına bile gelinmeden Asya'daki tüm inşaat projelerinin %40'ı sürdürülebilir standartlara göre inşa edilmiştir.8 Bazı ülkelerde, bu rakamın önemli ölçüde daha yüksek olduğu görülebilir. Örneğin, Singapur'da yürütülen tüm projelerin %60'ı sürdürülebilir olarak sınıflandırılmaktadır9. Üstelik Asya, sürdürülebilir uygulamalara geçişte öncü olan gelişen dünyanın tek parçası da değildir. Özellikle Güney Afrika olmak üzere, Afrika da inşaat sektörünü en iyi uygulamaları hayata geçirmek üzere teşvik etmektedir. 2018 yılına kadar inşaat projelerinin %61'i yeşil olarak sınıflandırılmıştır10

Ramanujam, "Bu değişiklikleri yönlendiren şirketler, bugün en iyi uygulamalarını gerçekleştiren ve gelecekte kullanacağımız bir sonraki uygulamayı da sunacak olan şirketlerdir" şeklinde yorumda bulunuyor. İnşaat faaliyetlerinin dünya çapındaki enerjinin %36'sını oluşturduğunu hatırlatıyor11. Aslına bakarsanız, inşaat materyalleri bir ülke olsaydı, ABD ve Çin'in ardından en çok sera gazı emisyonuna neden olan üçüncü ülke olurdu12. Bu nedenle, emisyonlarını azaltma konusunda ciddi adımlar atan her ülke, inşaat sektörünü sürdürülebilir kılma konusunda da ciddi adımlar atmalıdır.

crane

Yeni liderlik şekli: Ortaklık

Ramanujam, yeni liderlik şeklinin ortaklık olduğunu belirtiyor. Değer zinciri genelinde iş birliği yapan şirketler, yalnızca kendi bünyelerinde ekonomik olarak geliştiremeyecekleri yeni uzmanlıklar yaratmakla kalmaz, aynı zamanda bilgiyi ve en iyi uygulamaları sektör ve tedarik zinciri geneline yayar.

Bu durum; müteahhitlerin kendilerine her kullanım ve araç için doğru yakıtın ve enerji seçeneğinin tercih edilmesinde ve en nihayetinde geleceğe yönelik sürdürülebilirliğe ve maliyet etkinliğe katkıda bulunacak veri odaklı, sürdürülebilir yakıtların seçilmesinde, depolanmasında ve kullanılmasında yardımcı olabilecek Shell gibi enerji uzmanlarıyla iş birliği yapmasını daha da önemli kılar.

Shell'in araştırmasına göre, inşaat şirketlerinin %40'ı bir projenin toplam işletme maliyetini belirlerken yakıtın rolünü daha önce hiç dikkate almadıklarını belirtmektedir.

Bilgi eksikliğinin giderilmesi

Ramanujam, şunları da ekliyor: "Eğer mutlaka yapmamız gereken bir şey varsa o da bilgi eksikliğini gidermektir. Sürdürülebilirlik konusunda en iyi uygulama anlayışını yayalım ki bu konu sektörde standart haline gelsin."

İyi haber şu ki, rakamların da gösterdiği gibi, bu değişim ivmesi şimdiden hız kazanmaya başladı. Değişimi kucaklamak isteyen şirketler için bu, daha yüksek kârlılık, daha iyi çalışma ortamları ve yatırım fonlarına daha kolay erişim sağlamak anlamına gelmektedir ki bunların hepsi inşaat sektöründe rekabet gücünü korumak ve rakiplerinin önüne geçmek için önemli faktörlerdir.

Neden Shell Tİcarİ YakItlar?

Farklılaştırılmış Yakıt Çözümlerimiz

Emisyonları azaltırken işletim verimliliğini artırmak, bugün işletmeler için giderek büyüyen bir sorundur. Buna bağlı olarak, yakıt ve enerji seçimleriniz filo performansınızı önemli ölçüde etkileyebilir.

Toplam İşletme Maliyeti Faydaları

Maliyetlerinizi azaltmak ve işletme verimliliğinizi artırmanıza yardımcı olmak için bütüncül yaklaşımımızı keşfedin.