Ana içerik | En Üst
Enerji Sorunu
Dünya nüfusu 1950'den bu yana iki kattan daha fazla arttı ve 2050'ye kadar %40 yükselmesi bekleniyor. Sorun artan talebi karşılamak ama bunu yaparken sera gazı salımı ile mücadeleyi de kapsayan ekonomik, çevresel ve sosyal yönden duyarlı yöntemler kullanabilmektir.
Üç katı gerçek
Dünya enerji sorununu ile başa çıkarken üç katı gerçek ile yüzleşiyor.
İlk olarak Çin ve Hindistan'ı da kapsayan ülkelerin ekonomik kalkınmada en yoğun enerji tüketilen aşamaya girmeleri nedeniyle enerji talebi hızla artıyor.
İkincil olarak kolayca erişilebilen petrol ve doğal gazın temini 2015'den sonraki talebi karşılayamayacak gibi gözüküyor. Dünya enerjiyi daha etkin bir şekilde kullanmalı ve farklı enerji kaynaklarının kullanımını arttırmalıdır. Bu da güneş, rüzgar ve biyoyakıt gibi gaha fazla yenilenebilir enerji, daha fazla nükleer enerji, daha çok kömür, ulaşılması güç yerlerden çıkarılan daha çok petrol ve doğal gaz veya petrollü kum gibi alışılmamış enerji kaynaklarının kullanılması anlamına gelmektedir.
Üçüncü olarak, iklim değişikliği endişeleri artıyor olsa da, insanın yol açtığı sera gazı salımının yarısından fazlasına neden olan enerjiden kaynaklanan CO2 salımları yükselmeye başlamıştır.
Enerjinin muhtemel geleceği

Enerjinin geleceği ile ilgili düşüncelerimize yardım etmesi için iki muhtemel Enerji Senaryosu geliştirdik.
İlk senaryoda, "Kargaşa(Scramble)", hükümet politikaları hem çok az hem de yetersizdir. Sera gazları ile başa çıkabilmemiz için herhangi etkili bir sistem yoktur. Sonuç olarak CO2 ve öteki sera gazlarının salımı 2040'a kadar hiç durmadan artar. 2050'ye gelindiğinde sera gazları atmosferde bilim adamlarının güvenli diyebileceği seviyelerin çok üstünde yoğunlaşma seviyelerine doğru ilerlemektedir.
İkinci senaryoda, "Ayrıntılı Plan(Blueprints)", yerel ve ulusal hükümetler insanların tutumlarını değiştirmek ve binaların, araçların, taşıt yakıtının enerji etkinliğini geliştirmek için yeni standartlar, vergiler ve başka politikalar öne sürer.
Uluslararası salım ticari sistemleri, yenilikleri hızlandıran sera gazı salımlarının üzerine bir bedel koyar. Araçların yakıt verimliliği önemli derecede artar ve elektrikli arabalar 2030'dan sonra daha yaygın hale gelir. CO2'in tutulması ve depolanması endüstriyel bölgelerde gerçekleşir. 2020'ye kadar CO2 salımı artışı durur ve daha sonra giderek azalmaya başlar. 2050'ye kadar Ayrıntılı Plandaki sera gazı seviyeleri atmosferde "Kargaşa"da olanın çok altında seviyelerde sabitlenme yolundadır. Ancak bu değişimlerle ve tarımda ortaya çıkan metan gibi başka sera gazlarının salımlarının azalmasıyla birlikte bile "Ayrıntılı Plan"a göre evrilecek bir dünyada sera gazlarının atmosferik yoğunlukları günümüzde bilim adamlarının olmasını istediği seviyelerden daha yüksek seviyelerde seyretmektedir.
Enerji sorunu ile başa çıkma
Enerji sorunu ile başa çıkabilmek adına örneğin biz daha uzak ve zorlu bölgelerdeki petrol ve gazı çıkarmak için gelişmiş teknolojileri ve mevcut alanların ömürlerini uzatan yeni teknikleri kullanıyoruz. Petrollü kum dahil olmak üzere, alışılmamış kaynaklardan yaptığımız üretimi artırıyoruz.
Sıvılaştırılmış doğal gaz ve GTL(gazdan sıvıya dönüşüm) ürünlerimizle temiz yanan doğal gaz üretimine katkı yapıyoruz. Halihazırda dünyanın en büyük biyoyakıt tedarikçilerinden biri olarak biz, saman ve yosun gibi kaynaklardan gelişmiş biyoyakıt üretmeye ve biyoyakıtlarımızı olabildiğince sürdürülebilir hale getirmeye çalışıyoruz.
Tüm dünyada CO2'yi tutmaya ve yer altında güvenli bir şekilde depolamaya yarayan teknolojileri ve yöntemleri araştırmak, geliştirmek ve test etmek için yürütülen birçok Karbon tutulması ve depolanması (CCS) uygulama projesinin içinde yer alıyoruz.
Daha fazlasını keşfedin
Enerji Senaryoları
Kurumsal internet sitemizden enerji senaryoları hakkında daha fazla bilgi edinin ya da YouTube'daki senaryo videolarını izleyin (İngilizce).

